Kıkırdak Hasarlarına Karşı Kök Hücre Etkisi

Rejeneratif yani yenileyici tıp, zarar görmüş organlara işlevini yeniden kazandıran ve vücudun kendi onarım gücünden faydalanan tedavi yaklaşımlarını kapsamaktadır. Günümüzde tedavi yöntemlerinde giderek yaygınlaşan rejeneratif tıbbın, kıkırdak hasarlarında da onarıcı etkisini görmekteyiz.

Kıkırdak Nedir ve Nasıl Zarar Görür?

Kıkırdak, insan ve hayvanların vücudunda bulunan bağ dokusudur. Eklem uçlarında, iki kemiğin birleştiği yerde bu uçları kaplayan yapıdır. Eklemlerimizde birkaç çeşit kıkırdak vardır ve bunlar düzgün yüzeyli, basınca dayanıklı olması ile kemiklerin rahat hareket etmesini sağlayan kaygan yüzeyler oluşturur.  Buna ilaveten kıkırdak dokusu çok güçlüdür, değişen hareket enerjilerine bağlı olarak işlev gösterebilir.

Travmatik yaralanmalarda, bazen ani bir kuvvetle, yaşlanma etkisiyle kıkırdak kırılabilir veya osteoartrit durumunda  (aşınma ve yıpranma artriti olarak da bilinir), bu pürüzsüz tabaka incelir ve düzensiz bir yapı oluşur.

Zamanla yıpranmalar arttıkça, eklem hareketleri sert ve ağrılı hale gelebilir. Eklemler iltihaplanabilir ve şişebilir. Ve tüm bu koşullar, günlük aktiviteleri engellemeye başlar. Vücuttaki her hareket, kemiklere bağlı olarak gerçekleştiğinden kemik ve kıkırdak hasarı yaşamı zorlaştırır.

Kıkırdak hasarı ve artrit (iltihaplanma) için çeşitli tedaviler mevcuttur. Bazı ilaçlar olmasına rağmen, bu tedavilerin çoğu hasarlı kıkırdağı yumuşatarak semptomları hafifletmeye veya eklem yüzeyini yapay bir implant ile değiştirmeye odaklanır.

Kıkırdak Hasarlarında Kök Hücreler Nasıl Yardımcı Olabilir?

Kök hücreler, vücutta çoğalabilen ve farklı doku türlerine dönüşebilen özel hücrelerdir. Bir fetüsün gelişim aşamalarında, kök hücreler çok fazladır. Bununla birlikte, yetişkinlikte kök hücrelerin, bazı durumlarda kan hücreleri ve karaciğer hücreleri gibi birkaç hücre türünün yenilenmesine ilişkin belirli görevleri vardır. Kıkırdak dokusunda neredeyse hiç kök hücre bulunmaz. Yetişkinlerde, kıkırdaklardaki kök hücrelerin eksikliği nedeniyle yeni kıkırdak dokusu oluşması daha da zordur.

Çoğu zaman, eklem problemleri yaşandığında, kök hücreler, yetişkin kök hücre kaynaklarından elde edilir. Birincil kaynaklar kemik iliği ve yağ dokusudur. Bu kök hücreler, kondrositler adı verilen kıkırdak hücrelerine farklılaşırlar.

Ayrıca vücudu, iltihabı azaltmak, hücre onarımını uyarmak ve kan akışını iyileştirmek üzere harekete geçirerek başka yararlı özellikler de sergilerler. Bu süreçte, hücresel sinyaller ve vücudun iyileşme mekanizmasını başlatan uyarıcı büyüme faktörleri yer alır.

Kök hücreler elde edildikten sonra, kıkırdak hasarı gören bölgeye verilmelidir. Böylelikle, kök hücreler eklem içine enjekte edilir. Enjekte edildikten sonra kök hücreler, hasarlı dokulardan gelen iltihaplanma sinyallerini takip eder ve bu hasarlı alanları onarmak için birden fazla yol izler. Bir çocuğun gelişimi esnasında gerçekleşen aşamalar gibi yenilenme sürecini başlatır. İltihapla mücadele, bağışıklıkta rol alma ve yenilenmeyi uyarma yeteneği ile hareket ederler.

Kök Hücre Elde Etme Yöntemleri

Yetişkin kök hücreler, yağ dokusu ve kemik iliğinden kolayca elde edilebilir.

Kemik iliği kök hücreleri farklılaşma potansiyeline sahiptir ve kıkırdak oluşum sürecine yardımcı olan çok sayıda büyüme faktörü bulundururlar. Kemik iliğindeki hücre sayıları maalesef biz yaşlandıkça önemli ölçüde azalır ve yaşlı hastalarda genellikle etkisizdir.

Yağ dokudan elde edilen kök hücrelerin kıkırdağa farklılaşma kabiliyeti  fazladır ve kemik iliğinde görülenden çok daha fazla sayıdadırlar. Sadece sayıca 500-2000 kat daha fazla olmakla kalmaz, aynı zamanda yaşlandıkça da azalmazlar. Yağdan türetilmiş hücrelerin hastalarda kıkırdak bozukluklarını hedeflemek ve osteoartriti iyileştirmek için başarıyla kullanıldığı gösterilmiştir. Yağdan türetilen erişkin kök hücreleri de kıkırdak onarımı için kemik iliğine göre daha iyi sonuçlar göstermiştir.

Diz Kıkırdağı Hasarı ve Yenilenmesi

Dizler için kök hücre tedavisi, iltihabı azaltma, hasarın ilerlemesini durdurma, eklem kıkırdağını onarma ve diz protezi ameliyatını geciktirme veya önleme potansiyeline sahiptir.

Eklem kıkırdağı hasarı, özellikle diz eklemini etkilediğinde, bu dokunun kendini onarma yeteneğinin zayıf olması nedeniyle önemli bir klinik problem olmaya devam etmektedir. Eklem kıkırdağının ana işlevi, eklem yüzeylerinin düzgün kaymasını sağlamak ve çevresindeki kemiği strese karşı korumaktır.

Diz bölgesi ile ilgili en yaygın hastalıklardan biri orteoartrittir. Osteoartrit (kireçlenme), diz eklem kıkırdağının kademeli olarak bozulmasına yol açan kronik bir bozukluktur. Diz ekleminde kırık, bağ hasarı ve yırtığı gibi önceki bir yaralanmanın sonucu da olabilir. Artrit sadece kıkırdağı etkilemez, aynı zamanda kıkırdağın altındaki kemiğin, eklem astarının, bağların ve kasların hasar görmesine neden olabilir.

Umut verici bir şekilde, klinik öncesi ve klinik çalışmaların sonuçları, diz kıkırdağı hasarı ve osteoartrit tedavisi için, mezenkimal kök hücrelerin tedavide kullanımının, etkinlik ve güvenlik konusunda ilk kanıtlarını sağlamıştır.


Rejeneratif Ortopedi Rejeneratif Ortopedi Rejeneratif Ortopedi Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi
Rejeneratif Ortopedi