Çalışma Saatleri
  • Pzt-Cum : 09:00 - 17:00
    Cmt : 09:00 - 14:00
    Pzr : Kapalı
İletişim Bilgilerimiz
İletişim Formu
rejeneratifortopedi

PRP

PRP

PRP (Trombisitten Zengin Plazma) nedir?

PRP, hücresel tedavi gibi algılansa da aslında hücresel tedaviden farklıdır. Hücresel tedavi, belirli bir nedenden hasar gören organa yeni hücrenin verilmesi iken, PRP ise plateletler ya da diğer adıyla trombositler sayesinde hasarlı dokunun onarılmasıdır. Burada sınır değerden daha yüksek trombosit içeren plazmadan yararlanılmaktadır.

 İlk olarak 1987’de kalp cerrahları tarafından kullanılmış olup, 2000’li yıllarda güncel olarak ortaya konmuştur. 2012’de FDA onayı ile ortopedik, kardiyovasküler cerrahi, kozmetik ve ürolojiyi içeren farklı alanlarda yaygın kullanımaya başlanmıştır.

PRP nasıl uygulanır?

PRP, içerdiği yüksek trombosit konsantrasyonu sebebiyle, hiperfizyolojik oranda büyüme faktörü barındırmaktadır. Dolayısıyla tendon, ligament, kıkırdak, kas ve cilt yaralanmalarında iyileştirici hızı yüksektir. Hücre proliferasyonunda, kollajen sentezinde ve damarlanmada artışa yol açarak etki etmektedir.

Öncelikle enjekte edilecek PRP’yi hazırlamak için yetkili sağlık uzmanı  hastadan bir miktar kan almaktadır. Hasta kanının bir tüpte toplanmasıyla başlayan süreçte, trombosit bakımından zengin olan plazma, tam kanın diğer bileşenlerinden santrifüj yöntemi ile ayrılmaktadır. Ayrılma işlemi yaklaşık 15 dakika sürmektedir. Daha sonra bileşenlerine ayrılmış plazma uygulanacak bölgeye enjeksiyon için hazır hale getirilmektedir. PRP enjeksiyonları farklı şekillerde yapılabilmektedir. Genellikle enjeksiyona bağlı ağrıyı azaltmak için PRP ile bir lokal anestezik ilaç karıştırılmaktadır. Bazen cerrahi işlemle birlikte PRP enjeksiyonu uygulanabilmektedir. Enjeksiyon yapılması planlanan alanları belirlemek için, ultrason gibi görüntüleme tekniklerinden faydalanılmaktadır. Enjeksiyon alanı belirlendikten sonra hazırlanan PRP, bölgeye enjekte edilmektedir. Kanın alınmasından işlemin tamamlanmasına kadar geçen süre genellikle 30-40 dk kadardır.

Doku mühendisliği nedir?

Doku mühendisliği, vücuttaki dokuların laboratuvar ortamında üretiminin yapılmasıyla tekrardan hastalara uygulanması anlamına gelmektedir. Çeşitli yazıcı yöntemleri kullanılarak, ‘print’ edilerek dokular üretilebilir duruma gelmiştir.

Doku mühendisliği nasıl uygulanır?

Öncelikle hastadan izole edilen hücreler, laboratuvar koşullarında çoğaltılmaktadır. Daha sonra doku iskelesi üzerine ekilmeleri gerçekleşmektedir. Son olarak biyoaktif moleküllerin eklenmesiyle fonksiyonel doku elde edilmekte ve defekt bölgesine nakledilmektedir. Uygulamada hücre kaynağı olarak primer hücreler veya kök hücreler kullanılmaktadır.

Burada önemli olan doku iskelesi oluşturma sürecidir. Doku iskelesi, hücrelerin üzerinde büyüyebileceği ve doku özelliklerini kazanabileceği yapılar olarak tasarlanmakta ve genellikle biyobozunur ve biyouyumlu, doğal ya da sentetik polimerik biyomalzemeler kullanılarak üretilmektedir. Kullanılan biyomalzemeler: yeni dokunun oluştuğu hızla orantılı olarak bozunma göstermeli, mekanik gücü hedef bölgeye göre olmalı, bu süreçte yapısal bütünlüğünü korumalı, dokunun yapı içerisine gelişmesine olanak sağlayacak şekilde gözenekli olmalı ve dokunun doğal üç boyutlu yapısıyla örtüşmelidir.

Üç boyutlu basım (3D Printing) yöntemi ve nanoteknoloji teknikleri (kollajen iplikçikler vb.) iskele yapılarının hazırlanmasında giderek artan bir öneme sahiptir. Günümüzde doku mühendisliği yöntemiyle üretilerek klinikte başarılı şekilde uygulanmış örnekler arasında kıkırdak, deri, kornea, trake gibi dokular sayılabilmektedir

Rejeneratif Ortopedi Rejeneratif Ortopedi Rejeneratif Ortopedi Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi

Rejeneratif Ortopedi
Rejeneratif Ortopedi